9 Ocak 2017 Pazartesi

BOTOKS Yaptırmasam; Botoks etkili Krem Sürsem İşe Yarar mı?


Botoks için önce, halk dilinde kullanılan ismini tanımlayalım:

Botoks( Botox) yılan zehiri midir?

HAYIR... Botoks, Botulinum Toxin kelimesinin kısaltmasıdır. Clostrudium Botulinum adındaki bir bakteriden elde edilen ilaçtır demek daha doğru olur. Bu toksin, laboratuvarlarda, ileri teknolojiler kullanılarak üretilir. Hayvansal kökenli değildir, yılan zehri demek tamamen yanlış olur. 

Botoks yaptırmasam, bu etkiye sahip olduğu söylenen kremleri sürsem?

HAYIR...kremlerin emilim oranları çok yüksek olsaydı; hyaluronik asit için de enjeksiyon yapmaya gerek kalmazdı. Nemlendirme amacı ile kullanılan ürünlerin de yaklaşık %10 oranında cilt altına geçebildiğini biliyoruz. Nano teknoloji ürünlerde bu oran daha yüksek; ancak botoksun yarattığı etkiyi bulmak neredeyse imkansızdır. Bu etki 24 saat için geçerli olabilir ya da botoks uygulamasının etki süresini arttırmada destek olabilir. 
Botoks kas içine enjekte edilir; bir kremin kas içine geçmesi mümkün değildir. Botoks ile )-(genellikle) yüzün üst bölümündeki dinamik kasların dinlendirilmesi ve kırışık oluşumun engellenmesi sağlanır. Uzun yıllardır tıpta farklı tedavilerde kullanılan botoks, kozmetik alanda kullanımı haricinde; aşırı terleme tedavisinde, migren tedavisinde, aşırı diş sıkma(çene kasma) tedavisinde, bazı yüz asimetrilerinin düzeltilmesinde kullanılmaktadır. 

7 Ocak 2017 Cumartesi

Cilt Tipiniz "Karma" ise Bu Yazı Tam Size Göre...

En zorlu cilt tiplerinden biridir ve  diğer cilt tiplerine oranla daha farklı bakım gerektirir. Adı üstünde; Yağlı, normal ve kuru cilt tepkilerini birlikte gösterir. Yüzün  bazı bölgeleri kuruya , bazı bölgeleri yağlıya dönüktür. Yanakları ve göz çevresinde kuruma belirtileri daha fazladır. Bu cilde sahip kişilerin tek tip üründen memnun olmaları pek de mümkün sayılmaz. 

T bölgesi dediğimiz, alın, burun üstü ve yanları, çene bölgesine uyguladığınız bir ürün yanaklarınıza göre verildi ise, sivilceler ve burun üstünde siyah noktaları görmeye başlarsınız. Peki ne yapmak gerekiyor?


Temizleme: Sabun gibi ya da süt formunda kullanılan ürünler yerine temizleme jellerini tercih etmelisiniz. Önemli detay: temizleme jeliniz; kurutmadan temizlemeli.
Nemlendirme: Yağsız bir nemlendirici kullanmalısınız. Cilt bariyerini güçlendirmek için, bariyer koruyucu bir ürünle gündüz nemlendiricinizi destekleyin.
Göz çevresi: genellikle göz çevreleri kuruya dönüktür. Kurumayı engelleyecek, yaşa uygun yoğun nem veren bir göz çevresi seçmelisiniz. 
Güneş Koruyucu: Yapılan en önemli hata; güneş koruyucuların da cildi yağlandırması ya da kurutmasıdır. Maske takmış gibi dolaşmak istemezsiniz. Yağsız; ancak akneli cilde göre de hazrılanmamış bir formulde güneş koruyucu uygundur. SPF30+ olmasına da dikkat edelim.

Makyaj malzemeleri: burun ve çene bölgesi yağlı olduğu için, bu bölgelerde yağı alan bir makyaj bazı tercih edilebilir. Cream form yerine; likit tercih etmenizi öneririz. Toz şeklindeki fondötenler, yanak ve göz çevrenizin ideal nem oranında olması tercih edilmelidir. Aksi halde, gülerken, mimik hareketleriniz sırasında bu çizgilerin ortaya çıkmasına izin verirsiniz. 
Bazı finish pudralar, yağlı bölgelerin parlamasını engeller. Bunlar, çantanızda taşıyabileceğiniz iyi bir ürün olacaktır.  

PEKİ PROFESYONEL BAKIM ÖNERİSİ NASIL OLUR?
Profesyonel Bakımlardan destek alırsanız, cildinize uygun ürün tiplerini de deneyerek öğrenebilirsiniz. Bazı medikal peelingler ile, sezon geçişlerinde tüm cildin yağ ve nem dengesi de sağlanır. Eğer burun çevresinde yoğun yağlanmanız varsa, muhtemelen siyah nokta probleminiz de olacaktır. İyi bir cilt temizliği sonrası lazerle gözenek sıkılaştırma uygulaması alabilirsiniz. 

5 Ocak 2017 Perşembe

HAPPY LIFT Nedir? Bu İpler Cilde Nasıl Etki Eder?


Özel Heraderma Polikliniği hekimlerinden Dermatolog Dr. Gaye Sarıkan bu yazıda HAPPY LİFT ipler hakkında bilgi verdi:

"Deri yaşlanmasının en dikkat çeken belirtisi kırışıklıklar ve sarkmadır. Yıllar içinde kollajen ve elastin kaybıyla ortaya çıkan bu durumlar bilinçli ve altın standart uygulamalar ile çözüm bulmakta ve cilt canlılık kazanmaktadır. Uluslarası güvenlik sertikalarına sahip üçboyutlu etki yapan lokal anestezinin yeterli olduğu dermato-cerrahi  uygulama sonrası ‘ lifting ‘ askılama ve canlanma-gençleşme ‘revitalizasyon’ etkisi  çok kısa sürede ortaya çıkmaktadır.
Yüz şekillenmesi,  asimetrilerin düzeltilmesi  ile boyun sarkması  onarılarak  gıdı iyileşmesi  bile gerçekleşmektedir.


Herhangi bir iz olmadan sadece birkaç gün  süren ağrı,  küçük morarma dışında herhangi bir risk sorun söz konusu bile değildir. Malzemenin  allerji riski yoktur.  Eriyebilen polikaprolakton ipler 12-15 ay sonra cilt altı yağ doku içinde erimekte; ancak deri-deri altı  dokusu üzerindeki ‘kaldırıcı’ etkisi ile deride iyileştirici-canlandırıcı etkisi   uzun süre  devam etmektedir. 
Kişinin yaşam koşullarına bağlı değişmekle beraber kalıcılık süresi diğer tekniklere göre son derece uzun ve güvenlidir."

5 Kasım 2016 Cumartesi

SAÇLARA DİKKAT ETMENİN TAM ZAMANI

                                     SONBAHARIN YAPRAKLARI GİBİ DÖKÜLEN SAÇLAR

       Yaz aylarında cildimiz kadar saçlarımızda bazı değişimler geçirir. Deniz suyu, güneş ışınları ve havuzların dezenfekte ilaçları, saç derimize yeteri kadar zarar verirken bir de bunlara yaş, hormonal dengesizlik, beslenme, stres eklenince saç dökülmelerini arttırabiliyor. Deniz suyu içerisindeki tuz saç  diplerine ve hücrelerine yapışarak  saçların matlaşmasını, kırılmasını sağlar. Yoğun olarak gelen güneş ışınları saç hücrelerimizde bulunan suyun buharlaşmasını ve yağ bezlerinin salgılamalarını azaltarak kuruluğunu arttırır. Bu yüzden saç kökleri hızlı bir şekilde kurur ve saç telleri dökülmeye başlar.

        Günlük saç dökülmesini takip ediyorsak saçlarımızın aşırı dökülüp dökülmediği hakkında belirli bir fikrimiz olabilir. Eğer saçlarınızı fırçalamadıysanız daha az döküldüğünü düşünebilirsiniz ya da eğer çok iyi gözlemciyseniz gelecek sefer daha çok döküldüğünü fark etmiş olabilirsiniz. Bir insanın günlük ortalama saç teli dökülme sayısı 70-90 arası normal kabul edilmektedir. Bunun üzerine çıkan rakamlar bazı hastalıkların belirtisi olabilir. Aşırı saç dökülmesi B ve D vitaminleri, çinko ve demir eksikliği, kansızlık, anemi ve tiroid rahatsızlıklarının sebebi olabilir. Öncelikle dökülmelerin arttığını fark ettiğinizde cilt doktorunuza zaman kaybetmeden danışmanız gerekli. Çünkü  erken teşhis, tedavi kadar önemlidir. Tüm olumsuz etmenlere birde ısı veren cihazlarla şekillendirme de eklenince saçlar yıpranır ve ne yazık ki sonbahar gelip yapraklar dökülmeye başlarken saçlar da dökülmeye başlar. Elde olmayan bunca sebep varken saçlarınızın dökülmesini daha hızlı bir şekilde azaltmak ve canlandırmak istiyorsanız Mezoterapi ve PRP kombinasyonunu tercih edebilirsiniz. PRP uygulaması, kişinin kendi kanından elde edilen hücreler kullanılarak saçlı deri dokusunun ve saç köklerinin bir çeşit onarılma ve yenilenme işlemidir. Kişinin kendi kanı kullanıldığı için hiçbir risk taşımayan bu uygulamada amaç, saç kaybını engellemek, saçın kendi sağlıklı döngüsünü sağlamak ve güçlendirmektir. Kısaca söylemek gerekirse PRP, saçlarınıza kendi dokunuzla yeni bir hayat vermektir. Saçları dökülmeye karşı dirençli kılmak ve korumak, daha sağlıklı ve güzel gözükmesini sağlamak saç mezoterapisiyle de mümkündür. Saç mezoterapisi, cansız saçlardan şikayet edenler için en iyi çözümdür. Mezoterapi zengin besleyici ürünlerin enjekte edilmesidir. İlaçların küçük dozlarda bölgesel uygulanmasıyla klasik tedavi yöntemlerine göre üstün olan bu tedavide amaç saç köklerinin daha sağlıklı, saç tellerinin ise uzun ömürlü olmasını sağlamaktır.


30 Ağustos 2016 Salı

Yaz Güneşi ile Rengi Değişen Ciltlere Nasıl Epilasyon Yapıyoruz?

  4 MEVSİM BRONZ TENLERDE LAZER EPİLASYON


   Yaz aylarında bronzlaşan cildimizi, yanıklara ve diğer yan etkilere maruz bırakmadan sağlıklı ve etkili epilasyon yöntemlerini araştırmaya başladık bile.  Bronzlaşan ya da  esmer ve daha koyu olan ciltlerde ND-YAG lazeri kullanmamızın sebeplerini sizin için tekrar biraraya getirdik.

"İstenmeyen tüylerden" bahsederken; pürüzsüz ve kılsız bir cilt istediğimizi sık sık belirtiriz. Lazer Epilasyon; dendiğinde "farklı cilt tiplerine, kıl tiplerine uygun dalga boylarının olduğu" anlamı pek çıkarılmaz. Oysa her renk cilde uygun lazer tipleri vardır.

Lazerlerde en şanslı olan beyaz tenlilerden değil; koyu renge sahip esmer tenli kişilerden bahsediyoruz aslında. Çünkü; ciltte  koyu ya da açık renkte leke oluşması ya da yanıkların daha kolay ortaya çıkma ihtimali 4 ve 5 nolu cilt tiplerinde daha fazladır.  Lazer  dalga boyları çoğu cildin renk pigmentine odaklıdır. Kıl rengi koyu olduğundan dolayı bronzlaşmış ve esmer tenli kişilerin cildine zarar verebilir.


Fitzpatrick Cilt Renkleri

ND YAG LAZERİN, EN UZUN DALGA BOYUNA SAHİP OLDUĞUNU BİLİYOR MUSUNUZ?


   Cilt bronzlaştıkça melanin pigmenti derinin üst kısmına çıkar. 1064 nm olan dalga boyu, derinin alt katmanlarına ulaşarak bronzlaşan cildin üst kısmında kalan melanin pigmentlerine zarar vermeden geçer ve kıl köküne etkili bir şekilde ulaşır. Esmer ve bronz ciltlerde doğru cihazı kullanmak bu yüzden çok önemlidir. Soğutucu özelliğiyle yapılan işlemlerin acısız ve konforlu geçmesini sağlar. Bu yüzden cilt renginizin koyu olması yaz aylarında lazer epilasyon yaptırmanıza engel değildir.

 ND-YAG LAZER BAŞKA HANGİ AMAÇLA UYGULANABİLİR?


  • Batık, kıl dönmesi gibi şikayetlerin giderilmesinde 
  • Cildin farklı bölgelerinde ortaya çıkan, görünür kılcal damarların tedavisinde ve  spider damarların sebep olduğu kırmızı görüntünün tedavisinde kullanılmaktadır.


23 Ağustos 2016 Salı

"#kendiniyakma" Ne Anlama Geliyor?

GÜNEŞ IŞINLARININ KARANLIK YÜZÜ

 #KENDİNİYAKMA

    Yaz aylarında  güneşin altında bronzlaşmanın geçici mutluluğu cilt hastalıklarıyla son bulabiliyor. Saatlerce güneşin altında kalmak cildinize ciddi zararlar verebiliyor. Cildinize güneş ışınlarının nasıl zarar verdiğini öğrenerek buna engel olabilirsiniz:
·       
  •  Güneş ışınlarının daha erken yaşlanmanıza sebep olduğunu biliyor musunuz? Kırışıklıkların %80’i gençlik döneminde uzun süre güneş ışığına maruz kalan cildin yıpranması sebebiyle görülür.
  •  Cildinize esneklik kazandıran elastin liflerin ultraviyole ışınlarının zarar vermesinden dolayı cilt sarkmalarına neden olabilir. 
  • Genç yaşta sıklıkla güneş ışınına maruz kalan bölgelerde oluşan güneş yanıkları ilerleyen yaşlarda cilt kanseri olarak karşımıza çıkabilir.
  • Güneş banyosu ciltte geniş kahverengi lekeler ve çiller oluşturabilir.
  • Güneş ışığından şapka ve gözlük kullanılmaması durumunda, gözün lensinde katarakt gelişebilir.

                    Güneş Işınlarının Zararlı Etkilerinden Korumak İçin Nelere Dikkat Etmeliyiz ?

     Güneş ışınlarının en kuvvetli olduğu 13:00 ile 16:00 saatleri arası gölgede vakit geçirmelisiniz. Bu saatler içerisinde kesinlikle şapka ve gözlük kullanmalısınız. Güneşe çıkmadan önce mutlaka güneş kremi kullanmalısınız ve 2-4 saatte bir güneş kreminizi yenilemelisiniz. Çünkü güneş kremlerinin faktörü ne kadar yüksek olursa olsun etkisi bütün gün sürmez. Solaryumdan uzak durmalısınız. Solaryum cihazları ultraviyole ışınları içerdiğinden dolayı cildimize zarar verir ve bronzlaşmanın cildimize sağlık açısından hiçbir yararı yoktur. Oluşan güneş yanıklarında zaman kaybetmeden cilt doktorunuzdan randevu alarak oluşabilecek hastalıklara engel olabilirsiniz.

                                      Peki Güneş Işığının Faydası Yok mu ?
     
     Saat 13:00’a kadar güneşten aldığınız ışınlar vücudumuzda D vitamini salgılanmasını sağlar. Günlük güneş ışınlarına olan ihtiyacımız ortalama 40 dakikadır. Eğer güneş ışınlarının zararlı etkilerine karşı önlem alırsanız, sağlıklı etkilerinden daha fazla faydalanabilirsiniz.


19 Ağustos 2016 Cuma

"BABY BOTOX" Aradığınız Uygulama Olabilir mi?



"Baby Botox" başlangıçta Amerika'da kullanılmaya başlanan bir botox tekniğidir. Ünlü isimlerin, doğal görünümlerini korumak, mimik hareketlerini kısıtlamadan, taze bir yüz görüntüsü kazandırmak için bu teknik geliştirilmiştir.

"baby botox" botox uygulamalarındaki en güncel uygulama tekniğidir. Kırışıklıkları elimine ederken, düşük doz/ yüksek fayda prensibi göz önünde tutulur.

Günümüzde kadınlar ya da erkekler, botox, dolgu ve benzeri herhangi bir uygulamanın sonucunda, dondurulmuş, yapay bir yüz görünümü istemezler.  Hatta yapılmış olan uygulamaların bariz farkedilmesinden bile hoşlanmazlar. Mermer gibi bir yüze, kayıp ifadelere ya da doğru olmayan uygulamalar ile ortaya çıkan şaşkın bakışlara kim sahip olmak ister ki? Bu nedenle, doğal görünümü kaybetmeden "nasıl bir yüz görmek istediğimiz" e dair yeni uygulama teknikleri sunulmaktadır.

Bu tedavideki ana prensip, sık aralıklarla, daha düşük doz uygulamasıdır. Alın çizgileri, kaş arası çizgiler, dudak üstündeki çizgiler; bu metodun kullanıldığı en popüler bölgelerdir. Bu prosedürle birlikte, dışarıdan farkedilmeyen ama kişinin yüzünü güldüren mütevazi, hafif bir uygulama yapmış, botoksun tamamen kaybolmasını beklemeden yenilenmeyi sağlamış oluyoruz.

Uygulama sıklığı, yılda 2-4 tekrar olabilir. Tekrarlama süresi ve uygulanan dozlar, yapılan her bölgenin özelliğine göre değişebilir.
Uygulama konusunda en önemli detay; "baby botox" da tıbbi bir işlemdir ve sertifikalı, vasıflı uzmanlar tarafından uygulanmalıdır.