3 Aralık 2013 Salı

Cildinizi Kışın Kuruluğundan Korumanın İpuçları

KIŞ Sezonunda Cildinize Nasıl Bakmalısınız?


Kışın ciltler kurumaya eğilimlidirler. Dermatologlardan, yılın bu döneminde kuru cilt problemini gidermek için bazı  ipuçları topladık. 
  1. Nemlendiriciniz, daha yoğun nemlendirme özelliği taşımalıdır. Ürünü kullandığınızda gerçekten farkı cildinizde hissetmelisiniz. 
  2. Banyo veya duştan sonra cildinizin daha kuru olmaması için:
    • Banyo kapınızını kapatın.
    • Banyo sürenizi 5-10 dakikadan fazla tutmayın 
    • Sıcak su yerine olabildiğince ılık su kullanın
    • Hassas ve fragrance-free temizleyici kullanın
    • Temizleyiciyi kir ve yağı giderene kadar kullanmanız yeterlidir, daha yoğun kullanmayın
    • Havlu ile cildinizi tamponlayarak nazikçe kurutun 
    • Nemlendirici sürün
  3. Ellerinizi yıkadıktan sonra, yağlı olmayan bir nemlendiriciyi mutlaka kullanın.
  4. Dudak kremi kullanın.
Ne Zaman Bir Dermatoloğa Başvurmalısınız?

Cildinizle ilgili kuruma şikayetleriniz yukarıdakileri uyguladığınız halde geçmedi ise bir dermatoloğa gidebilirsiniz. Çok kuru ciltler, reçeteli kremlere ihtiyaç duyabilir. Cildin verdiği bazı reaksiyonlar, özel tedavi programlarını gerektirebilir.  

Cilt Bakım Ürünlerinden en iyi şekilde nasıl fayda alırsınız?

Bu bilgiler; "American Academy of Dermatology" adresinden derlenmiştir. 

16 Kasım 2013 Cumartesi

Ciltte ROLLER Tedavisinde DİKKAT Edilmesi Gerekenler

Dermaterapi-Ciltte Roller Uygulaması

"Dermaroller uygulaması hakkında birçok yazı okudum ve çok araştırdım. Bu nedenle bende sipariş ettim sanırım ortalama 4-5 ay boyunca kendi kendime uygulama yaptım tarif ettikleri gibi. Fakat cildimde belirli bir düzelme görmedim kesinlikle. Bu arada cildimde sivilce izleri (Leke Değil ) ayrıca yağlı bir cildim olduğu için gözeneklerim çok belliydi."

Bu cümleler, gerçekten bunu yaşamış bir bayana ait. Yazısında, "başkalarının da aynı hataları yapmaması için paylaştığını" ekleyince, ben de bu hikayeden bir alıntı yapmak istedim. Bayan X'in dermaroller tedavisi, bu işlemi evde uygulamayı bırakması ve bir hekimin ellerine teslim etmesi kararıyla devam ediyor ve sonrasında dermatolog ek tedaviler de uyguluyor. Sonunu merak edenlerle paylaşayım: Mutlu son:)

Roller tedavileri çok farklı amaçlarla kullanılabilmektedir. Roller; bir tambur üzerine farklı teknolojiler kullanarak saplanan 0,25mm den 2,5 mm e kadar iğne ölçülerine sahip bir araçtır, diyebiliriz.
Kullanmak isteyen internetten ya da eczanelerden kolayca bu ürünleri satın alabilir.
* Kişi kendi kendine roller yapmalı mıdır?
* Her tür roller aynı amaca hizmet eder mi?
* Tercih kriterleri ne olmalıdır?
* Uygulamayı hekim mi yapmalıdır?
* Güzellik Salonlarında Estetisyenlere güvenebilir miyim?

Roller Tiplerini bir sonraki yazıya ekleyeceğiz. Roller'ın hekim tarafından uygulanmaması durumunda neler olabilir?


*Roller uygulaması, başlığın tipine göre bazı protokoller içerir. Doğru uygulanmayan  roller, cildi çizerek, yerine izler bırakabilir.
*Her bir uygulamadan sonra dezenfekte etmek için izlenmesi gereken yollar vardır. Roller zemin malzemesi ve iğne malzemesi farkları dezenfeksiyon işleminin de farklı olmasını gerektirebilir.
*Cilt; uygulama sırasında enfeksiyon kapabilir; cilt enfeksiyonlarının tedavisi çok da kolay olmayacaktır. İyileşme süreci uzundur.
*Roller Tedavileri  sonrasında, sıkça göz enfeksiyonları duyuyoruz; roller göz kapaklarına asla uygulanmaz, tecrübesizce göze yakın çalışmak da risklidir.
*Roller'ın cilt yüzeyinde kaymasını sağlamak gerekebilir, bunun için kullanılması gereken serumlar ya da kremler farklı içerikli malzemelerdir.
*Aynı aparat, dezenfekte edilse bile farklı kişilerde kullanılmamalıdır. (özellikle evde kullanılanlar)
*Roller üzerinde kaç tane iğne olmalıdır? Farkları nelerdir?
*Roller iğnelerinin kesim şekli nasıl olmalıdır? Kesim farkı uygulamayı nasıl etkiler?

Roller bir tedavi aracıdır. Kullanılması gereken iğne ölçüleri ve iğne sayılarını teknik olarak herkesin bilmesi beklenemez. Bu nedenle, bu tedaviyi uzmanına bırakmalısınız.


1 Kasım 2013 Cuma

"Beautiphication" Pi Sayısı İle Güzelleşme

Merhaba;
Allergan Medical Aesthetics Academy toplantılarından birisi 31.10.2013 tarihinde İstanbul'da yapıldı. Dermatoloğumuz Sibel Akıncı toplantıya katıldı. Yeni jenerasyon hyaluronik asit ve mükemmel güzelliğe ulaşma çabasında allergan firmasının paylaştığı güzel bir yazıyı sizinle paylaşmak istedik.

"Dünyaca ünlü Kanadalı plastik cerrah dr. Arthur Swift, kendi geliştirdiği "Beautiphication" yaklaşımı ile Rönesans sanatçılarının eserleri yaratırken kullandığı tekniği kullanarak kadınların yüzündeki "Altın Oran"ı ortaya çıkarıyor...Bilindiği gibi matematikte 3,14 sayısına karşılık gelen ve bir dairenin çevresinin çapına bölünmesinden elde edilen pi sayısı var. Altın oran da, tıpkı "pi" sayısı matematikte 1,618'e eşit olan bir sayıya verilen addır. Evrende yer alan bütün güzel şeylerde bu altın oranı görebiliyoruz.... Doğada bulunduğu ve tanrı tarafından oluşturulduğu için bu orana "İlahi Oran" da deniliyor. beautiphication da bu nedenle Pi sayısı ile güzelleştirme anlamına gelmektedir.
Altın Oranı, cerrahi olmayan estetik girişimlerle nasıl yakalıyorsunuz?
-Burada yeni jenerasyon yüz dolgu ürünlerinden ve Botox dan yararlanıyorum. Botox, çizgilerin yumuşamasını sağlıyor. Gerektiğinde kaşın konumunu doğru bir noktaya getirmemize yardımcı oluyor. Dudakların aşağı doğru sarkmasını düzeltiyorum.
-Her kadın kendi güzelliği içinde değerlendirilmeli. Başkasına benzemeye çalışmak ya da benzetmek değildir amacı. Yani her kadının kendi güzelliğini ortaya çıkarıyoruz. Kaşlar, yanakların apex noktası, dudaklar, yüzün kontürü nasıl olmalı? Bu soruların yanıtını kaliper ölçümleri veriyor. Matematiksel oran sayesinde ideal ölçülere ulaşılır. Kişinin zaten sahip olduğu altın oran bulunarak, küçük müdahalelerle ideal güzelliği ortaya çıkarılabilir."

4 Ekim 2013 Cuma

Akne Ergenlikle Başlar Ama Ergenlikle Sonlanmayabilir...

Akne Ergenlikle Başlar Ama Ergenlikle Sonlanmayabilir...

Akne; kıl folikülünün enflamatuar bir hastalığıdır. Komedon denilen siyah noktalar, kistler görülebilir. Hastalarda bu lezyonların birkaçı veya hepsi bir arada bulunabilir. Çoğunlukla iz bırakarak iyileşir. En çok yüz, boyun, üst gövde ve kolların üst kısımlarını tutar.
Akne; tipik olarak ergenlikte başlar. Bu dönemlerde en sık komedonlar görülür. Daha ileri yaşlarda şiddeti artabilir.
Akne; ergenlerin %85 ini etkileyen bir hastalık olmasına rağmen, ileri yaşlarda da başlayabilir.
Akne oluşumunda; kıl foliküllerinin keratinizasyon bozuklukları, hiperandrojenizm, yanlış kozmetik uygulamalar, mekanik nedenler, bazı ilaçlar, yağ salınımını arttıran stres gibi diğer faktörler sorumludur.
Kadın hastalar adet düzensizliği, erkek tipi kıllanma ve kozmetik kullanımı açısından sorgulanmalıdır.
Tedavide çeşitli topikal ve oral tedavi seçenekleri mevcut olup klinik duruma göre tekli veya kombine kullanılabilir.
Tedavi sırasında yüzü aşırı yıkama ve ovalama; mekanik nedenlerle akneyi arttıracağı için önerilmez.
Tedaviye cevap alınamayan veya şiddetli aknelerde izotretinoin tedavisi kullanılmaktadır.

EVDE AKNE BAKIMI YAPILABİLİR Mİ?

Tecrübesiz akne bakımı, karşımıza başka problemleri de çıkarabilir.

Aşırı cilt temizliği, yanlış ürün kullanımı; Akne Şiddetinin artmasına sebep olabilir.

Akne Tedavileri Mutlaka Dermatoloji Uzmanı Tarafından yapılmalıdır.








Deri ve Zührevi Hastalıkları Uzmanı
Dr. SİBEL AKINCI


2 Ekim 2013 Çarşamba

Heraderma Polikliniği'nde Ütüleme Lazer Epilasyon

Ütüleme Lazer Epilasyon 


Diode Lazer'in yüksek frekanslarda çalışabilme mantığına yeni bir isim verildi: Ütüleme Epilasyon. Bu ismi almasının bizce asıl sebebi, klasik 1-2 hz. değerlerinde çalışan diode pulse atışlarının sıklaşarak daha hızlı bir tarama sisteminde çalışabilmesidir.

Diode Lazerler epilasyonda dalga boyu özelliği ile daha efektiftir ve cilt rengi seçiminde daha geniş hasta kesimine cevap verebilirler. 

Bu sistemleri; Ruby lazer(694 nm dalga boyu) ve Alexandrite lazer (755 nm dalga boyu) den daha uzun; Nd-Yag lazer (1064 nm dalga boyu)'ndan daha kısa 810 nm dalga boyuna sahiptir.  
Bu uzunluktaki dalga boyu ile kısa olanlara göre etkin derinlikte ve teoride daha güvenli çalışabilmektedirler. 800/810 nm  cildin epidermisdeki  melanin pigmentlerinden uzak kalmasını sağlar.  
Cildin lazer ışığı emilimi, kısa dalga boylu lazerlere göre daha azdır ve epidermal etkileri minimize etmiş olur. daha koyu ciltlerde çalışılabilmesi bu özelliklerden dolayıdır.  

1-2-3 numaralı cilt tiplerinde rahatlıkla çalışılabilir. 4-5 numaralı (fitzpatrick skin analyze) cilt tiplerinde de kontrollü şekilde çalışılması mümkündür.

Diode lazerlerin çalışma frekanslarının artması ile pulse atışlarda cilde verilen enerjinin küçük aralıklara bölünmesi sağlanmış olur.  ütüleme Epilasyonda cihaz distribütör firmalarının söylediğinin aksine ince kıl tipleri için daha etkili olması beklenemez. Long Pulse lazer atımları ile ince kıllar üzerinde etkinlik sağlanabilir. Bu uygulama mutlaka hekim tarafından yapılmalıdır. Cildin ve kılın renginin birbirine yakın olması; lazerlerin seçici özelliğini azaltır. 

Lazer sistemlerinin cilt üzerindeki yan etkileri, sisteme eklenen soğutma üniteleri ile minimuma indirilebilir. Bu teknolojik gelişmeler, hastanın acı hissini ortadan kaldırabileceği gibi, daha güvenli epilasyon seansı sağlar. 

Ütüleme Lazer Epilasyon; tüm seanslarda uygulanamaz. Mutlaka sadece kıl olan bölgelerde çalışılmalıdır. Aksi durumda; cildin lazer ışığı ile alt katmanlarda artan ısının ince kıllarda reaktif hipertrikoz etkisine neden olabilir. Pulse atımlar her zaman ilerleyen epilasyon seansları için gerekli olacaktır.